Sanki bir gemi kalkıyor göğsümün tam ortasından,
Rotalar belirsiz, limanlar ise çoktan terk edilmiş.
Yelkenlerimde birikmiş yılların ağır yorgunluğu,
Direklerimde çatırdıyor, söylenmemiş sözlerin soğuğu.
Ne bir el sallayan var kıyıda, ne de bir fener,
Sadece dalgaların sustuğu o dipsiz derinlik...
İçimde bir pusula, hep aynı kırık yönü gösterir:
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta