yürü, de git hadi yaylalarına, dağların sarp kayalıklarına
bitmez, hiç bitmeyecek bu yolculuklar, koyup göçmeler
bir ceylanın iç çekişi titreşir harelerle suların yüzünde
yaralı geyiğin böğürtüsü yankılanır orman içlerinde
bir yürekli, güçlü şahandır onlar tırmanırlar doruklara
sürüleri önlerinde, rızıkları, bebeleri, çadırları sırtlarında
düşmez yüreklerine korku yıldırımdan, uçurumlardan
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



