Gitti Canımın Cananı Şiiri - Mesut Özdem ...

Mesut Özdemir 3
110

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Gitti Canımın Cananı

Güneş küstü ufkuma, ay battı karanlığa, Zaman bir kör bıçak gibi saplandı bağrıma. Kuşlar bile sustu bugün, dallar eğildi yasla, Bir veda sığmadı deryalara, sığmadı hiçbir fasla. Yıkıldı sarayım, Gitti canımın Canan’ı, gitti benim her yanım...

Hangi sokağa baksam ayak izlerin kanar, Hangi rüzgâr esse adını yüreğime banar. Daha dün gibiydi o bakışın, o gülüşün, Şimdi bir mahşer provasıdır gidişin. Toprak mı kıskandı seni, gök mü çekti katına? Nasıl dayanır bu can, bu ayrılık celladına?

Gök yarıldı sanki o an, yıldızlar döküldü yere, Bir mühür vuruldu lisanıma, bin yara açıldı serde. Hangi takvim yazar bu acıyı, hangi saat ölçer? Bir ömür dediğin, meğer tek bir gidişle biter. Kapandı kapılar ardına kadar, kilitleri pas tuttu, Koca dünya birleşti de beni bir kaşık suda yuttu. Yıkıldı sığındığım dağlar, kurudu ulu çınarım, Gitti canımın Canan’ı, artık ben kime yanarım?

Hangi tabip sarar bu yarayı, hangi merhem kâr eder? İçimde bir cenaze var, her nefesim bir keder. Seninle gülen yüzüm, şimdi matemin en koyu hali, Bir mecnun bıraktın geride, darmadağın ahvali. Yastığında kalan kokun, şimdi zehirli bir hançer, Seni benden alan o yol, her gece üstümden geçer. Adın geçse dilim yanar, susarsam içim kan ağlar, Bu ayrılık yükünü, ne omuz taşır ne de karlı dağlar.

Baharların rengi soldu, çiçekler açmadan çürüdü, Gönül bahçemi kederin o kapkara sisi bürüdü. "Gel" desem yollar dilsiz, "Bak" desem ufuk karanlık, Sensiz geçen her bir saniye, bin yıllık bir yalnızlık. Kime anlatsam derdimi, herkes kendi telinde, Benim ömrüm savruluyor şimdi bir gidişin yelinde. Hangi teselli dindirir bu fırtınayı, bu tufanı? Gitti canımın Canan’ı, koptu ömrümün can damarı.

Daha söylenecek çok söz vardı, yarım kaldı hepsi, Elimde kalan sadece bu acının kırık tepsisi. Sen gittin ya; kuşlar uçmayı, güneş doğmayı unuttu, Ecel geldi de kapımı, sanki vuslat diye yuttu. Toprak soğuktur derler ama benim içim daha serin, Çünkü açtığın o boşluk, cehennemden daha derin. Ne bir ses gelir senden, ne bir teselli bu yana, Canımdan can koptu benim, bağışla beni ey Mevla!

Hangi duayı etsem de seni geri getirse bana zaman? Hangi tövbe siler bu gidişi, ey Rabbim el aman! Elimi uzatsam boşluk, seslensem yankısı yine bende, Sanki bir hayalet dolaşıyor, senin bıraktığın bu bedende. Mevsimler değişse ne olur, benim takvimim o günde kaldı, Azrail geldi de en değerli hazinemi elimden çaldı. Artık ne baharın tadı var ne de kışın o beyaz saflığı, Sadece bir kara kış kaldı gönlümde, bir de yokluğun sığlığı. Sustu kuşlar, soldu güller, bitti bütün heyecanım; Gitti canımın Canan’ı, tükendi benim dertli kervanım...

Gözlerimi kapatsam sen, açsam koca bir hiçlik... Seninle doluyken her yer, şimdi her köşede bir yetimlik. Hatıralar birer birer hançer olup saplanıyor sırtıma, Dayanacak gücüm kalmadı artık bu bitmez fırtınaya. Hangi mahşer, hangi mizan dindirir bu yürek yangınını? Kimin gücü yeter susturmaya, bu ruhun büyük bozgununu? Gittin... Ve bende ne bir neşe bıraktın ne de bir parça huzur, Şimdi her günüm bir matem, her anım zifiri bir çukur. Bitti yolum, durdu nabzım, kalmadı tek bir gümanım; Gitti canımın Canan’ı, bitti benim bu fani devranım...

Sen gittin ya; kelimeler yetim kaldı, şiirler boynu bükük, Gönül sarayım yerle bir oldu, her bir taşı sökük. Geriye sadece dumanı tüten bir enkaz bıraktın bende, Yaşayan bir ölü bıraktın, ruhu olmayan bu gövdede. Kopsun artık kıyamet, kapansın bu kara defter, Sensiz cennet bile olsa, inan bu yürek için heder. Ecel şerbetini değil, ayrılık zehrini içtim ben elinden, Kimse anlamaz bu garibin, bu dertli ve yanık dilinden. Soldu rengim, bitti sesim, kesildi ahım ve amanım; Gitti canımın Canan’ı, gitti benim her şeyim, her anım...

Mesut Özdemir 3
Kayıt Tarihi : 28.12.2025 01:51:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!