-Erdem Küçükıslıkçı'ya-
Geceydi, yorgundu, belli ki çok yaşlıydı
Karanlık içinde devinen gölgen
Yakut taşlar döküldü
Keskin uçurumlardan ay kırıklarıyla üstüne..
Bir ışık patlaması, kozanın kelebeğe dönüşümü
Zülfü kimi ayağın koymaz öpem nigârum
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum
Devamını Oku
Yohdur anun yanında bir kılca i'tibârum
İnsâf hoşdur ey ışk ancak meni zebûn et
Ha böyle mihnet ile geçsün mi rûzigârum



