Bütün gün akşamın olmasını bekleyeceğim
Bir bir kanatacağım,
Acılarımın kabuk bağlamış yaralarını.
Sonra otobüs duraklarındaki insanları sayacağım,
Ne giderken el sallayanım olacak,
Ne gelirken bekleyenim.
Ben eylülün hatırasını anacağım,
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Harikaydi Dostum yuregine saglik guzelikler seninle olsun***Tam Puan***
Harikaydi Dostum yuregine saglik guzelikler seninle olsun***Tam Puan***
Bazen herksin başına gelebilecek anlamlı güzel bu şiirle geceye başlama iyi geldi yüreğinize sağlık dostum
Çok etkilendim...Sadece bunu söyleyeceğim...Ve izninizle şu dizelerimi ekleyeceğim...Saygılar...
Her yolculuğun bir uğurlayanı olmalı
Dönmelisin
Bakmalısın
Yıkanmaya hazır gözlerinle
Buruk da olsa bir tebessüm atmalısın…
Kolun zor da olsa kalkmalı
Nabzının eklemlerdeki isyanına rağmen
Yine de
Yine de el sallamalısın…
Her yolculuğun bir uğurlayanı olmalı
Dönmelisin
Bakmalısın
Dudak kıvrımlarındaki titremeyle
Son bir “Hoşça kal” sayıklamalısın
Aslında hiç istemediğin ayrılık anının yüzyıllarını
Saniyelerde yaşamalısın…
Her yolculuğun bir uğurlayanı olmalı
Dönmelisin
Bakmalısın
Nedense bir daha dönmeyeceğini hatırlamalısın
Ayakların geri adımlamalı
Parmak uçlarının donmalarında sızlamalısın
Gözlerinden akmayı başaramayan yaşlar
Yüreğine akmalı…
Her yolculuğun bir uğurlayanı olmalı
Dönmelisin
Bakmalısın
Bir parça eşyan son ana kadar
Elinde kalmalı
Giderken uzanmalısın
Bedenin bedenine sımsıkı sarılmalı
Kalp atışların feryatlarını duymalısın…
Son bir bakış atmalısın…
Söylenmedik tek bir söz kalmalı
Onu hep sona saklamalısın
Hatta belki de hiç söylememeli
Unutmalısın…
Her yolculuğun bir uğurlayanı olmalı
Dönmelisin
Bakmalısın
Baktığın yerde olacağını sanmalısın…
Kalabalıklardadır…
Aramalısın…
Yoksa…
Gelmediyse
Mutlak bir mazereti vardır
İnanmalısın…
Ama yine de
Yine de
Duyacak olan sadece hayali bile olsa
Son sözü
Son sözü asla
Asla
H a t ı r l a m a m a l ı s ı n...
Yüreğinize sağlık.
Tebrikler...
uzaklardaki ıslak bir mendilin gözyaşları damladı yüreğime...
çok duygusal harika bir çalışmaydı kutluyorum...
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta