hey yaşam,
nereye sürüklüyorsun beni?
beni terk etmek
bu kadar kolay mı?
bir çocuğun gülüşüydüm ben —
şimdi sustum.
ucuz mu sandın bedenimi?
yer gök biliyor
gökkuşağımı.
rengârenkti hayallerim.
onunla oynardım,
sevinirdim.
derdim tasam oydu.
sekiz yaşındaydı —
dişleri süt, sesi kuş.
elleri boyalıydı pastel kalemle,
bir resim çiziyordu:
ev, ağaç, güneş,
bir de ben vardım orada.
ama bir teker döndü...
bir otomobil geldi —
sarıydı,
çığlık kadar parlak.
ve
bir an
bir yalnızlık
bir sessizlik
ve bir anne
çöktü asfaltın üstüne.
ben hâlâ elini tutuyordum.
minicikti.
soğuyordu...
"ne olur gitme" dedim —
gitmedi.
gidecek hâli yoktu.
oyuncaklarını sarmıştı dün gece:
"yarın okula götüreceğim" demişti.
penceresi kırıktı sınıfının,
ama umut sızardı içeri.
şimdi umut yok.
cam da yok.
bu yollar neden böyle dar?
bu kaldırımlar neden bu kadar küçük?
neden kaldırımlar çocuk taşımaz?
neden arabalar çocuk anlar mı sanırsın?
yol olmasın istiyorum.
yol kötü.
araba olmasın.
arabalar kötü.
çocuk dolsun her yer.
yeşillikler, oyun parkları,
kahkahalar olsun sadece.
ama bir araba geldi —
yaşamımı götürmek istiyor.
o kadar kolay mı vermem?
elimi uzatıyorum,
küsmüş; el vermiyor.
ayaklarından tutuyorum,
kalkamıyor.
bir tekerlek ağır,
bir de kendisi.
ne kadar da ağır bu arabalar...
geçen baktım bir arabanın ağırlığına:
en hafifi 1,5 ton.
1.5 ton bir suç.
bir sessizlik.
bir çukur
yaşam,
beni terk etme.
çocuğum gitti.
gülüşü kaldı üstümde.
ağlamak da kaldı.
sarı otomobil hâlâ geçiyor
her gece rüyamdan.
bir fren sesi...
bir sessizlik daha...
ve ben hâlâ
"gitme" diyorum —
oyuncağını bulamadık daha.
Kayıt Tarihi : 6.2.2026 00:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!