Ne içimdeki sokaklara sığabiliyorum, nede dış dünyaya. Ne dizlerinde yaşlanabiliyorum, nede nefes alabiliyorum senden uzakta. Ne cennetteyim, ne cehennemde. Araftayım galiba, arada, aralarda.
Böyle mi olmalıydı, böyle mi olacaktı, sahi çok mu şey istedin bu hayattan, çok birşey mi istedin Tanrıdan, bir sevdiğin değil miydi seni bu hayata bağlayan, oysa hayatla bağını koparsan sadece Annen olmuycak mı ömür boyu yasını tutan. Nasılsa bir gün gelmeyecek mi sanki kaçınılmaz son olan, ciğerlerin iflas etti kabul et, aşkını kanla kusma vakti, vazgeçme vakti, kaybolma, yok olma, toprak olma vakti, bırak bu lânet inadını, sen bu çağın insanı değilsin bırak, artık vazgeçme vakti, vakit artık gitme vakti...
İstanbul bana hep seni hatırlatıyor.
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi
Devamını Oku
Çünkü onun gözleri de en az seninki kadar yeşil.
Hala, gülümseyen bir lale gibi
bana sürgününü gönderiyorsun
dört yanı çevrili bir kale gibi




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta