Ne içimdeki sokaklara sığabiliyorum, nede dış dünyaya. Ne dizlerinde yaşlanabiliyorum, nede nefes alabiliyorum senden uzakta. Ne cennetteyim, ne cehennemde. Araftayım galiba, arada, aralarda.
Böyle mi olmalıydı, böyle mi olacaktı, sahi çok mu şey istedin bu hayattan, çok birşey mi istedin Tanrıdan, bir sevdiğin değil miydi seni bu hayata bağlayan, oysa hayatla bağını koparsan sadece Annen olmuycak mı ömür boyu yasını tutan. Nasılsa bir gün gelmeyecek mi sanki kaçınılmaz son olan, ciğerlerin iflas etti kabul et, aşkını kanla kusma vakti, vazgeçme vakti, kaybolma, yok olma, toprak olma vakti, bırak bu lânet inadını, sen bu çağın insanı değilsin bırak, artık vazgeçme vakti, vakit artık gitme vakti...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta