Bin dokuz yüz seksen…
Sinekler yarasa kadar yer İstanbul
günler kurşun gibi ağır.
Ne zaman gözümüzü yumsak
kanımız emilir,
ağır ağır yaklaşır hayat
yılan sinsiliğinde.
Samatya civarında sarhoş bir melek;
ak saçlı,
bakınca kalbinden şefkat ırmakları akan
yaşlı bir adam,
adam gibi bir adam…
Şöyle söyledi:
“Gitme ey evlat, sen bilmezsin.
Heder eyler kalbi o kuzey yarım küre,
heder ederler seni.
Senin kalbin ham elma misali,
gübresiz…
Bırak ufak bir kurt girebilsin kabuğundan.“
“Bilir misin?
Ağacı da çürütür
sevgisiz verilen zemzem.
İçme derim;
büyülenir, serap görürsün…”
“Ben ki boğularak, boğuşarak aştım
o hırçın denizi;
tırnaklayarak çıktım
jiletten mercan kayalara.
Niyet etmişsin varmaya
ben gibi binleri bile boğan havaya…
Gitme.”
Böyle dedi,
şarabından bir yudum aldı,
gülümsedi:
Korkma bu yarasa gibi sineklerden burada,
gideceğin yerde ejderhaya dönüşür bunlar…”
Ah be Ayakkabıcı…
Bu dünyadaki evliya,
adam gibi adamdı da—
kim dinledi seni?
2401.2019
Kayıt Tarihi : 7.12.2025 11:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gitme dedi ihtiyar Sene 1980




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!