Dünyam karardı, güneşim, mum gibi söndü.
Yaz mevsimi içinde, temmuz ayım bile dondu.
Gidişin kıvılcımdı, yüreğim kor oldu yandı.
Yaralayıp gittiğin o günden beri.
Ne yediğimi ne de içtiğimi biliyorum.
Ellerimi açıp, her gece, seni Allah’tan diliyorum.
Sensiz boş kaldı odalar, evlere giremiyorum.
Yaralayıp gittiğin o günden beri.
Kullar arasında, deli divane gibi geziyorum.
Adına sayfa sayfa, şiirler mısraalar yazıyorum.
Salonun dört duvarına, resimlerini çiziyorum.
Yaralayıp gittiğin o günden beri.
Yaşayacak ne gecem kaldı, ne de gündüzüm.
Damarlarımdan çekildi kanım, sarardı yüzüm.
Ferleri kesildi, kimseleri görmez oldu gözüm.
Yaralayıp gittiğin o günden beri
Sen gittikten sonra, lal oldu sustu dilim.
Baykuşların öttüğü, viraneye döndü gönlüm.
Kokmaz oldu, bahçemdeki çiçekler güllerim.
Yaralayıp gittiğin o günden beri.
Ahlarım, keşkelerim, beynimi tırmalıyor.
Kahpece terk edilmek, yüreklerimi dağlıyor.
Akıttığım gözyaşımı bırak, içim kan ağlıyor.
Yaralayıp gittiğin o günden beri.
Sen gittikten sonra, kader de felek de bana küstü.
Samyeli, lodos, hepsi birlikte, boran oldu esti.
Hicranın bir kılıç oldu, yüreğimi, ortadan ikiye kesti.
Yaralayıp gittiğin o günden beri.
Sevmekten başka, söyle ben sana ne ettim.
Per perişan böyle, ortada koydun da gittin.
Muma çevirdin yüreğimi, yavaş yavaş erittin.
Yaralayıp gittiğin o günden beri.
Yüreğinde kuş olayım dedim, kanatlarımı kırdın
Gönlünde ceylan olayım dedim, kalbimden vurdun
Sana âşık olayım dedim, beni kızgın çöllere sürdün
Yaralayıp gittiğin o günden beri.
Kayıt Tarihi : 4.4.2023 04:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!