Anılarımdaki o şehrin küçük çocuğuydum
Heves hırsızıydım erik ağaçlarında
Korkusuzdum,bırakır mıydım taşlamadan
Cep doluluğunda kaçmaya koyulurdum.
Severdim kırmızıları,susardım kabarık elbiselere
Benim olmayanlar hep güzeldi
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Dört duvar aralarında saklı kalan çocukluklar, hayaller, hülyalar, yarının özgür uçurtmalarına, mavi gök yüzüne, güneşine, dağına, ovasına nasıl bakacaklar?...
Hayatları neden dört duvarlar sıkıştırdık...
Nedenler, niçinler, nasıllar dağ gibi sıralı fasıllar oysa hep kendimizden çalmışız...Oyuncaklar çoğaldıkça özgürlükleri çaldırmışız...
Kaleminize sağlık Gülden Hanım Kutluyorum...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta