Ufuk da dolaşan hortum girdabına girdim gene,
Söküp aldı seni yüreğimden, yaralandım gene
Toz duman oldu can bedenim paralandım gene
Tüm bedenimi sardı, sonra da ağladım be gülüm
Savrulan küllerle paramparça, en güzel hayallerim…
Gerçek sandığın yalandır, gerçek nedir ki? gülüm
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



