İstanbul,
Taşın toprağın altın değilmiş,
bil istedim…
Eylülün geldi yaprak dökümüyle,
yolcuları azaldı denizlerinin…
Belki o küçük rıhtımdan bir tekne çıktı yolculuğa, umut yüklü…
Ne elimde dümeni vardı, ne ardından yüzmeye kulaçlarımın meşakkati.
Hayatta ben en çok babamı sevdim
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim
Devamını Oku
Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk
Çarpık bacaklarıyla -ha düştü, ha düşecek-
Nasıl koşarsa ardından bir devin
O çapkın babamı ben öyle sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta