Gökten yere yağmur misali akıp
Dolu dizgin bir sele gidiyorum
Seni buralarda yalnız bırakıp
Diyar-ı gurbet ele gidiyorum
Yaksa da yıksa da koca dünyayı
Esipte bitirse düşü, rüyayı
Bıraktım boranı ve fırtınayı
Saçını dağıtan yele gidiyorum
Sana ulaşmaya az kaldı vakit
Hedefim tek sensin Allah’ım şahit
Engel olsa bana vermese geçit
Dağları dele dele gidiyorum
Her halinde gizli binlerce humma
Konuşman bir alem sözün muamma
Kaşına gözüne vuruldum amma
Kemerin sardığı bele gidiyorum
Kalmadı sümbülün lalenin hayrı
Gönül bahçesinde gül ayrı ayrı
Sarıdan yeşilden vazgeçtim gayrı
Kanımdan kırmızı ala gidiyorum
İçimde yanarken aşkın alevi
Seyyahım gönlümün budur ahvali
Gezdim bahçeleri arı misali
Çiçekten çiçeğe bala gidiyorum
Bir ağaç ki her yanında senden bir iz
Çiçekler hep sen hep sen körpe filiz
Yerinde kalsınlar badem ve ceviz
Meyveyi almadım dala gidiyorum
Yurdumun gülleri kokar, burcudur
Gülleri beklemek yiğit harcıdır
Ödemek gerekir vatan borcudur
Gözyaşımı sile sile gidiyorum
Sözüne bakıp gönül azadına
Çok gittim gurbetin yaban yadına
Mahşer günü geldi Hakk’ın katına
Kusurumu bile bile gidiyorum
Kimler darda kaldı bilip yetmedim
Kusur ettim ama hiç affetmedim
Dara düştüğümde şükür etmedim
Beterin beteri hale gidiyorum
Selâmı verdiler elalem duydu
Üç-beş dost yıkayıp kefene koydu
İmam tekbir aldı cemaat uydu
Musalladan sonra sala gidiyorum
Kayıt Tarihi : 7.7.2003 11:53:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!