Bulutlar gözümün önünden ateş gibi geçiyor,
Rüzgar dalından bir yaprağı düşürüyor,
Ağaçlar sessiz esen rüzgara isyan ediyor,
Karanlık gecede küçük bir kuş gündüzü süzüyor,
Düşündükçe, yüzüm hafifçe gülümsüyor.
Dağlara puslar hala hakimdi,
Rüzgarda alıp gidemiyordu peşinden,
Yağmuru bekliyorlardı belkide bırakmak için,
Ben baktıkça kendimi görüyordum puslarda,
Duygular belki onları sarmamıştı ama,
Bir ibretti sanki tüm dağları saran puslar,
Yavaş yavaş üstüme geliyorlar sanki, kal burda dercesine.
Gidiyorum dağlar, puslar, kalmam için neden yok,
Herkes sustu şimdiye kadar, siz konuşsanız ne farkeder,
Hiçbir ses kulaklarımı kurcalamıyor artık,
Gitmemem için bir neden varmı, yada kalmam için?
Yamacına sığınmış bir pus vardı dağlarda,
Ama benim avunacağım bir tebessüm bile yok.
Ağlamak değil niyetim, gözlerimde birikenler çoktan aktı,
Ölmekte değil niyetim, insan birkere ölür,
Ve sonsuza kadar toprağa gömülür...
Kayıt Tarihi : 8.11.2004 12:40:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!