Doyasıya sarılamadım, tutamadım ellerini sıkıca
Kayıp gittin yirmi dakika önce
Rüzgâr esmeye başladı şimdi ters yönde
Saçlarım darmadağın,
Hazan yağmurlarıyla dolu dolu gözlerim.
Hep mi bölüneceğim zerrelere?
Mevsimleri sorma! onlara yabancıyım bu gezegende
Bundan sonra her saniyem ayazlara gebe.
Gidişini yirmi dakika geçiyor,
Bak yine uzaklaşıyorum nefesinden
Aynı istasyonda olmayı ne çok isterdim
Yürüyüşünü izlerdim kırpmadan gözlerimi
Ayrılığın yolunu kapatırdım
Bağırırdım avaz avaz gücüm yettiğince
Tüm gidiş seferlerini iptal ederdim
Dakikalarca kalırdın bende
Gel de isyan etme hazan a
Bak şimdi en zor mevsim kapıda
Gel de hazanı baştan sona kopartma
Gidişini yirmi dakika geçiyor
Daha koltuğundaki minder soğumadı
Kapıyı da örtemedim ardından
Çayın altını kapatmadım hâlâ
Yumurtada soğumadı,öylece duruyor tabağında.
Otobüse geç kalırsan, ya dönersen geri
Toplamadım masadaki yerini,
Olur ya belki vaz geçersin
Ben de nefesimle ısıtırdım üşüyen ellerini
Gidişini yirmi dakika geçiyor
Kendimden uzaklaşmaya başladım
Aynadaki ben bile dalga geçiyor benimle
Duvarlar sözbirliği yapmış konuşmuyorlar
Eşyalar sus pus oldu çarpmıyor kapılar
Kimle dertleşeceğim?
Sanki cenaze çıkmış gibi yüreğim…
Ağladığımı asla bilmeyeceksin
Karalar bağladığımı söylemeyeceğim
Gözlerimi kapatıp içimden yüze kadar saydım
Geri dönmedin…
‘’ Gidişinin yirminci dakikasında hatıralarında intihar edeceğim’’
Gamze YAĞMUR…
07/10/2013
Müjgan Asıl KefeliKayıt Tarihi : 7.10.2013 14:41:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!