Bizki; kullandığımız eşyanın ömrü bittiğinde, onu evimizden çıkarırken hüzünlenen, hatta eşya ile helalleşen bir milletlik..
Bizki; suyu içmeden önce besmele çekip bardağı öpen, yaradandan ötürü yaradılana saygı gösteren bir medeniyettik...
Bizki; karıncanın üstüne bastığımızda onun ezilmeyeceğini, çatır çatır kırılacağını bilen bir medeniyettik...
Şimdi ise bırakın çöpe eşya atarken hüzünlenmeyi; kapının önüne eşimizi çoluğumuzu çocuğumuzu, huzur evine anamızı babamızı koyuyoruz da, yinede hüzünlenmiyoruz... Bunu kendimizde hak görüyoruz..
Bırakın; kullandığımız eşyaya teşekkür etmeyi, ona hürmet etmeyi, hayatımızdaki insanlara saygı duymuyoruz hürmet etmiyoruz...
Bırakın; karıncaları kırmaktan imtina etmeyi, yaradanı kırıyoruzda, dönüp bakmıyoruz..
Çağmı değişti..bizmi değiştik, bilmiyoruz..
Her an yanıbaşımda yatmasaydı
Ben bu yükü taşıyamazdım
Sevinçlerime biraz hüzün katan odur
En çaresiz anımda
Issız bir dere kenarını




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta