Bazen benimde hiç aklımda yokken aniden gidesim gelir...Sorma...Ben bilsem ki nerede o gidilecek yer…Varmıdır oraya giden bir yol…Zaten hiç durmazdım bu şehirde...Öylesine gitmek geliyor işte...Uzak bir yerlere …Çooook uzaklara gitmek istiyor canım...Sorma dedim ya işte…Ne sebebini bilirim, ne de gideceğim yeri bilirim...Hatta hiç kimseye veda etmeden,arkaya bakmadan,ve hiç birşey almadan...Öylece gitmek geliyor içimden…
Bazende gidiyorum …Ya da ben gittim sanıyorum…Gözlerimi açıyorum yine aynı yerdeyim…Biri tutmuş beni,gidemiyorum…
Anladım ki ben bu şehre mahkum olmuşum…Bu şehirde doğmuş bu şehirde büyümüşüm…Bu şehrin sokaklarında yürümüş yine bu şehrin sokaklarında sürünmüşüm…Ağlamışım gülmüşüm hep bu şehirde…Bu şehirde sevmiş,bu şehirde aşık olmuşum…Tutulmuşum bağlanmışım bu şehirde…Ne kadar çok gitmek istesede canım,hadi atsamda öne bir adım, hep arkada kalıyor diğer yarım...
Baktım olmuyor…Hani “olmayınca olmuyor” diyorlarya..Olmayınca olmuyor işte…
Gidesim geldikce kendime hayalden düşten dünyalar kuruyorum…Kurduğum bu düşler aleminde keşiflere çıkıyorum,düşlerde yakaladığım güzelliklerden kendime paylar çıkarıyorum…Hayatın tek perdelik ve tek kişilik bu oyununda, kendim yazıyor kendim oynuyorum…
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




kaleminize sağlık.bir zaman can bedene dar geliyor,hayat karmaşası ağır ama yine yaşanmışlıklar sapasağlam tutuyor sizi olduğunuz yerde.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta