Handan,hamamdan geçtik
Gün ışığındaki hissemize razıydık
Saadetinden geçtik
Ümidine razıydık
Hiçbirini bulamadık
Kendimize hüzünler icadettik
Avunamadık
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini
Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Devamını Oku
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini
Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette




Giderayak
Handan,hamamdan geçtik
Gün ışığındaki hissemize razıydık
Saadetinden geçtik
Ümidine razıydık
Hiçbirini bulamadık
Kendimize hüzünler icadettik
Avunamadık
Yoksa biz...
Biz bu dünyadan değil miydik?
Orhan Veli Kanık
Orhan Veli Kanık, İlkokulda şiirleri ile olduk tanış.
Üstad...
orhan veli türk şiirinin gelişim evresini büyük ölçüde değiştirmesinin ana sebebi yazıdaki sadelik ve içtenlik olmalı.şiirde insanın dünyaya olan uyumsuzluk sorunu daha güzel dile getirilemezdi.tek kelimeyle harika
Orhan Velinin güzel şiirleri varki ismi bu kadar büyümüş
Ya nedense ben Üstad dediğiniz bu şairin şiirlerini beğenmiyorum...Cemal Safi Ağabeyimin bütün şiirleri Orhan Veli'yi ikiye katlar (Günün şiiri seçilmesinden dolayı yazıyorum bunu)
Büyük şairimizi saygıyla anıyorum.Bu vesileyle şairle ilgili bir şiirimi yazmadan geçemedim.
Ağlamadım ki Öperken Dalgalarını
Hiç birgün güzel olmadı ki deniz
Hamağında uvutmadı ki beni
Güldürmedi ki okşarken dalgaları
Öperken titremedim ki yakamozları
Ne vefasını gördüm ne sefasını
Ben ne zaman aşık olsam
Beklenmedik bir fırtına çıkardı
Ödüm kopardı
Ve ben orhan veli'yi arardım
Kulağını çeksin diye hatice'nin
O yine bildiğinden caymazdı
Hep dertleri içe atardı
Ve beni ayırmazdı ne varsa yanında
Ahmet Nural Öztürk
galiba bu dünyadan değilsin üstad.....bizim gibi....
Gün ışığındaki hissemize razıydık..
Böyle büyük sözlerle şair olunuyor.
Orhan Veli şiirleri yaşamı sade, özlü ve samimi bir şekilde ifade eder. Bu sanata, bu şiire hayran olmamak elde değil.Nur içinde yatsın.
İşte size etkileyici bir durum şiiri. Hayatın içindeki yerinizi, kendinizi algılayışınızı böyle anlatabilmek, başkalarına aynı kuvvetle duyumsatabilmek için herhalde yüzlerce sayfalık roman yazmanız gerekirdi.
İşte sözcükler, zorlanmıyorlar. Demek istediklerini demek için can çekişircesine kıvranmıyorlar. Sadece en etkili olacak biçimde biraraya geliyor ve kalbinize işliyorlar. Kısacık bir anda. Aşkta ilk göz teması gibi. Siz daha ne olup bittiğini anlamadan duygular yerine oturmuştur.
Orhan Veli' yi sevmemek ve ondan etkilenmemek benim elimde değil.
Gencecik yaşta yaşama veda.
Bize sunulan yaşamın kıymetini iyi bilmeli.
Üstad için yorum yerine hayatını kopyaladım.
1914-1950
HAYATI
İstanbul'da doğmuştur (1914) . Cumhurbaşkanlığı Bando Heyeti şeflerinden Veli Kanık'ın oğludur. İlk öğrenimini Galatasaray Lisesi'nin ilk kısmında yapmış, dördüncü sınıfı burada tamamlamış (1925) , ilkokulu Ankara'ya gittikleri için Gazi İlkokulu'nda bitirmiştir (1926) . Daha sonra Ankara Erkek Lisesi'ne yatılı girmiş, burayı bitirdikten sonra (1933) İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümüne girmiştir. Ancak Fakülte'yi bitirmeden Ankara'ya dönmüş (1936) , PTT Genel Müdürlüğü Telgraf İşleri Reisliği Nizamlar Bürosu'na memur olarak girmiştir. Daha sonra askere gitmiş (1942-1944) , terhis olunca da Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'na girmiştir. Reşat Şemsettin Sirer'in Milli Eğitim Bakanlığı'na getirilmesi üzerine, Bakanlığa egemen olan 'tutucu havaya uyamayacağını anlayarak' görevinden istifa eder. Türk yazınında olduğu kadar dönemin düşünce yaşamında da önemli yeri ve etkisi olan Yaprak dergisini yayımlamaya başlamış (1 Ocak 1949) ,28 sayı çıkarmıştır. Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday'la birlikte, Nâzım Hikmet'in serbest bırakılması için üç gün açlık grevi yapmış (1950) , eylem geniş yankı uyandırmıştır.
Ankara'da bir gece sokakta Belediye'nin açtırdığı bir çukura düşmüş, başından yaralanmış (10 Kasım 1950) , iki gün sonra da İstanbul'a gitmiştir. İstanbul'da bir arkadaşının evinde öğle yemeği yerken fenalık geçirmiş, hastaneye kaldırılmıştır (14 Kasım 1950) . Alkol zehirlenmesi teşhisiyle tedavi edilmiş, ancak sonradan beyin kanaması geçirdiği anlaşılmıştır. Aynı gün akşama doğru komaya giren Orhan Veli, geceleyin saat 23.20'de hayata gözlerini yummuştur (14 Kasım 1950) .
36 yaşında, en verimli çağında ölen Orhan Veli, özgeçmişini, şiirine içselleşmiş olan humour'uyla şöyle özetlemiştir: '1914'te doğdum.1 yaşında kurbağadan korktum.9 yaşında okumaya,10 yaşında yazmaya merak sardım.13'te Oktay Rıfat'ı,16'da Melih Cevdet'i tanıdım.17 yaşında bara gittim.18'de rakıya başladım.19'dan sonra avarelik devrim başlar.20 yaşından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim.25'te başımdan bir otomobil kazası geçti. Çok aşık oldum. Hiç evlenmedim, şimdi askerim'.
Yazın Yaşamı
Orhan Veli'nin edebiyata ilgisi daha ilkokul sıralarında başlamış, lise öğrencisiyken Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday ile arkadaş olmuş, bu dostluk Türk şiirinde bir dönemin başlangıcını oluşturmuştur. Lise sıralarında öğretmenleri olan Ahmet Hamdi Tanpınar, Rıfkı Melul Meriç, Halil Vedat Fıratlı ve Yahya Saim Sinanoğlu'nun yakın ilgisini görmüştür. Lisede Oktay Rıfat ve Melih Cevdet'le Sesimiz diye bir dergi çıkarmıştır. Orhan Veli, daha ilk okul beşinci sınıfta iken yazmaya başlamış, ilk öyküsü, eski yazıyla yayımlanan Çocuk Dünyası adlı dergide çıkmıştır. Orhan Veli'nin düzyazıdan şiire dönmesinde, kendisinden iki sınıf önde olan Hıfzı Oğuz Bekata'nın etkisi olduğunu bildirmektedir kardeşi Adnan Veli. Kanık'ın ilk şiirleri Nahit Sırrı Örik'in teşvikiyle Varlık dergisinde yayımlanmış, şair bu şiirlerin bazıların Mehmet Ali Sel imzasını kullanmıştır. Kanık, dönemin İnsan, Ses, Gençlik, Küllük, İnkılâpçı Gençlik gibi dergilerinde de yazmıştır (1936-1942) .
Orhan Veli, Moliere'den Rimbaud'ya La Fontaine'den Musset'ye uzanan bir çok da çeviri yapmıştır.
(Kaynak: Kültür Bakanlığı)
Saygılar.....
üsdat orhan veli artık seni örnek alıyorum kısa sözle çok şey anlatma sanatı.kısa şiirler en güzeli bence.
bu şiirinde diğerleri gibi mükemmel.harika.
Bu şiir ile ilgili 57 tane yorum bulunmakta