O, Karadeniz’in hırçın dağlarından gelmişti. Rüzgârın sert estiği sisin dağları sardığı o yalnız tepelerden…
Orada deniz yoktu sadece uçurumların kıyısında dinmeyen rüzgâr vardı.
Ama şimdi
kadının şehrinde karşısında uçsuz bucaksız bir deniz uzanıyordu...
İlk kez böylesine büyük böylesine öfkeli dalgalar gördü.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta