Bilmek, gezmek şu tenhalarda gezen adam, Söyle neden korkmuyorsun? Yerleri taşa basa, basıpta gülemiyorsun. Aşağı bak senin kadar öfkelendiği olanlara yüz olmuyorsun.
Ey ferdah açmış gülüm, soğan biten çiçek neden gülümsüyorsun.
Kanat çırpan kartal, suya dalmış başım neden gülmüyorsun.
İçin acıyla kokmuş, serap tutmuş toprağım neden ağlıyorsun.
Elveda uçmuş ruhum, uçanlara takılmış huyum neden tutunmuyorsun.
Gideceğiz dalından iğne yutarak, selam vermeden koşarak gideceğiz.
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta