Bizim hayallerimiz; Cumhuriyet Döneminde darağacına giden bir adamın, geleceği hayal etmesi gibiydi.
Bizim inançlarımız; Sedneya Hapishanesinde işkenceyle ölen adamın, birgün çıkmasına inananması gibiydi
Bizim sevinçlerimiz; Asr-ı Saadet Döneminde cennetle müjdelenen sahabenin sevinci gibiydi
Bizim umutlarımız; Orta Çağ Döneminde cennetten tapu satın alan adamın huzuru bulunacağını umutlanması gibiydi
Bizim baharımız; 1980 yılında Ulucanlar Ankara Cezaevinde, yaşı büyütülerek idam ettikleri çocuğun baharı gibiydi
Bizim gençliğimiz 1972 yılında Ulucanlar Ankara Cezaevinde idam edilen üç gencin gençliği gibiydi
Bizim masumluğumuz; "Anne cennette ekmek var mı varsa ölelim belki karnımızı doyar" diyen Suriyeli çocuğun masumluğu gibiydi
Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Devamını Oku
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız
O mahur beste çalar Müjgan'la ben ağlaşırız



