Geri dönmeni beklemiyorum artık…
Çünkü içimde seninle vedalaşan bir yan, çoktan kabullenmiş yokluğunu.
Adını fısıldayan rüzgârlara bile kızmıyorum, çünkü biliyorum:
Sen bu şehirden, bu hayallerden, bu yürekten çoktan gitmişsin.
Ama bari…
Uykularımı geri ver.
Her gece bir yangınla yanıyor gözlerim.
Başımı yastığa koyduğumda, sanki senin yokluğun gelip kulağıma fısıldıyor:
“Ben buradayım.”
Ve ben, karanlıkla konuşmaktan yoruldum artık.
Geri dönmeni istemiyorum;
Çünkü bilirim, geri dönüşler eski yaraları yeniden kanatmaktan başka bir şey getirmez.
Ama senden kalan bu uykusuz geceler…
İşte onlar, en çok canımı yakan hediye.
Her gözümü kapadığımda, aklıma gelişinle uyanıyorum.
Her sabah yorgun uyanışlarımda, kalbimin ortasında hâlâ senin gölgen var.
Biliyor musun, bir insanın özlemi bu kadar mı ağır olur?
Kokun, sesin, gülüşün… Hepsi zihnimde birer yankı gibi dolaşıyor.
Bir zamanlar huzur veren hatıraların, şimdi birer işkenceye dönüştü.
Seninle olan anılarımı silemem belki, ama keşke en azından
gecelerimi geri alabilsem senden.
Yastığıma huzur, gözlerime uyku bırakabilsem.
Ben artık yalnızlığa alıştım.
Seninle konuşmadan geçen günlere, suskun sokaklara,
soğuyan ellerime…
Hepsi hayatımın bir parçası oldu.
Ama bu uykusuzluk, bu bitmeyen savaş,
her sabah kalbimde bir yara olarak açılıyor.
Git, kalbimden çoktan gittin zaten.
Ama bari uykularımı da götürme.
Onları bırak bana,
Çünkü ben seni unutmam belki,
Ama bu uykusuz gecelerde kendimi kaybetmekten korkuyorum artık.
Halil İbrahim Bodur
Kayıt Tarihi : 29.11.2025 14:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!