Bunu bilmek etraflıca düşünmeyi gerektirmiyordu.
Etrafı olan bir şeydi insan.
Etrafımız, etrafı olan şeylerle doluydu.
Etrafı olan her şey, etrafı olan kelimeler ile anlatılıyordu.
Etrafı olan her şey, etrafını saran şeylerle doluydu.
Etrafı olan her şey, etrafı olan diğer şeylerin etrafını sarıyordu.
Aynı kelimeyi tekrar tekrar okumak insanı ne kadar da çok yoruyordu değil mi?
Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Devamını Oku
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta