Geometrisi Dağılan Bir Şehirde Seni Tutmak
Bakışın,
odadaki eşyanın yerini değiştiriyor önce.
Bir masanın masalığı,
seninle olan uzaklığıyla ölçülüyor.
Adın; ağzımda
dilsiz bir alfabenin ilk harfi.
Sümeyye, diyorum.
Şehrin gürültüsü
bir cam kırılması gibi duruyor dışarıda.
Biz seninle,
gövdemizden sarkan o ağır zamanı
yıkayıp astık
bir ikindi vaktinin solgun iplerine.
Senin yüzün;
karelere, üçgenlere sığmayan bir kavis.
Tanrı’nın dünyayı unuttuğu anlarda
hatırladığı o tek dize gibi
alnımda duran.
Dünya dediğin,
bir boşluk provasıdır aslında.
İnsan, insanın uçurumuna
ancak adıyla köprü kurar.
Şimdi kalabalıklar geçiyor,
herkes biraz eksik,
herkes biraz “başka bir yer” telaşında.
Oysa sen,
dikey bir sükûnet gibi duruyorsun hayatımda.
Sümeyye;
yüksekliğin kalbi,
sesin en berrak geometrisi.
Seni sevmek;
bir kentin bütün sokaklarını
aynı kapıya çıktığına ikna etmek gibi bir şey.
Zamanın büküldüğü o gizli noktada
sadece ikimiz
ve birbirine değen gölgelerimiz.
Kayıt Tarihi : 7.1.2026 16:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!