yarına ertelenir sesimiz.
dipsiz kuyuların ulaşılmazında, yağmurlara ulaşan her sözümüz, ırmak boylarının çevresinde yetişen bitkiler gibi ölümsüz.
ölümlerin en güzeline karşı verilen cevaplar onurumuzun sol yanı.
ve her kangren, rüzgarın uğultusu; içimizin bağrında kopan ateş...
her yarım kalan kavganın ya da aşkın mahzunluğu tesadüf değil.
hep yinemelerle savrulup gidiyor; başıboş sanılan, ama dolu dolu geçen gençliğimiz.
Seni bildim bileli,
ey balçık dünya,
başıma nice belâlar geldi,
nice mihnet, nice dert.
Seni sırf belâdan ibaret gördüm,
seni sırf mihnetten, dertten ibaret.
Devamını Oku
ey balçık dünya,
başıma nice belâlar geldi,
nice mihnet, nice dert.
Seni sırf belâdan ibaret gördüm,
seni sırf mihnetten, dertten ibaret.



