Nihâl, bu yalnızlık düş değil hakikat;
Aşk, içimde işlenmiş bir sır, suç değil.
Daha ben varmadan o “sen” dediğin şehre,
Dönüşün hiç değil, hep gidişe gebe.
Ten kuyusunda yankılanır bir ney sesi,
Masalsı bir dokunuş ki, eriyor cisimler.
Yoluna düşen her zerrede bir gizem,
Aşkınla yanmak, Nihâl, en derin ibadet.
Susuz kalmış toprağa ince ince yağmursun;
Mecâz değil, seninle vuslat, gaybi bir deniz.
Her bakışın âlemleri yaratan bir ân,
Bu tutku, ilahî bir şiirin gizli mısrası.
Gecenin kadifesine yazılmış bir âh oldum,
Yârine uzanan yolda, sen oldun hem nefes hem nefes kesen.
Zaman ölür sevişirken ten ile ruh,
Nihâl, bu aşkın kendisi zaten dönmeyen bir dönüş.
Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 6.8.2025 23:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!