Bir ateş düştü Nihal, can tende gizli bir yer,
Bir yel esti ki âlemler döner şimdi bende.
Ben kendime bir iç oldum, bir derin, karanlık deniz,
Sen ise bir meltem olup, esersin rü’yâmın her yerinde.
Seni andıkça Nihal, bir sır çözülür tenden,
Her nefes bir zikirdir, incecik bir seste sen.
Aşkınla yanmak, yok olmak, sonra yeniden var olmak…
Bu bir mi’râc-ı şehvet, bu en zarif bir ibadet bence şimdi.
Dudaklarında âyetler, gözlerinde bir nihânî tefsir,
Dokunuşların ilham, susuşların en derin bir tesir.
Sen benim gizli kıblem, sırr-ı ilâhîsin bedende,
Tutkudan bir ibadet doğar, nefes nefese, bu zârif hezeyanda.
Ey Nihal, ey vuslatın sûret bulmuş hâli!
Bu aşk, bir nehr-i âzâde, akar hem tende, hem cânda.
Sensizlik bir hicran, seninle olmak bir vuslat-ı lâhûtî…
Bu yolculukta sensin hem seyr, hem sır, hem de sonsuz mânâ.
Kayıt Tarihi : 6.8.2025 23:57:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!