Ben bir gencim. Keşmekeşler içindeyim. Hayatın neresinde ve neyi
yaşadığımın farkında olmadan yaşıyorum. Umutlarım yalanlarla oluşmuş gibi.
Çaresiz bana faydası dokunmayanlara tutundum. Ellerimde filiz vermeyecek
fidanlar, gözlerimde belki de hiç durmayacak yaşlar var. farkında değilim zamanın aktığının. Boşunaymış gibi tüm çabam. Duyduklarım, gördüklerim, söylediklerim, bilmediklerim,anlamadıklarım, kabullenemediklerim her biri hayattan, yaşamaktan nefret ettirmiş gibi beni.
Dünyada yaşananlar, ülkemde yaşananlar, şehrimde yaşananlar, evimde yaşananlar, kalbimde yaşadıklarım, çirkin siyasetler, haksızlıklar, maddi menfaatler uğruna dökülen kanlar, akan yaşlar ve boşa geçen ömrüm....
Hep cevapsız kalan sorularım var. Hep ertelenmiş, kale alınmamış, hep bazı çıkarcıların menfaatlerine göre yorumlanmış birçok soru ve sorunum var.
Kimsenin beni dinlediği yok. fikrimin ne olduğu hiç kimse için önemli değil. Her çıkarcının menfaat aracı olmuşum. ateşe uzanmak için maşa gibiyim. Çirkin siyasetler benim üzerimden dönüyor. Bir bakıma önemliyim, aynı zamanda ne düşündüğü önemli olmayan bir hiçim. Her kesin dilindeyim. Genç beyinmişim, önemliymişim!
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.



