Gelseydin…
Hiç bir çocuğun gökyüzünde uçurtması kurşunlanmayacaktı. İnsanlar özgürlüğün güzelliğini iliklerine kadar hissedecekti. Gelseydin, gökyüzünün maviliği eşliğinde, nefes alıp veren hiç bir canlı, canını kanatırcasına şarkı söylemeyecekti ya da şiir okumayacaktı.
Gelseydin…
Savaş düşüncesi, insanların en büyük ütopyası olacaktı. Tüm insanlık, barış adlı bir diktatör tarafından idare edilecekti. Gelseydin, zamansız yağmurlar yağmayacaktı. Zamansız yağmurlar yağsa bile, hiç kimse şemsiye kullanmayı aklının ucundan geçirmeyecekti. İnsanların ruhları ıslanacaktı, gözyaşları ıslanacaktı. Ama hiç biri şikayet etmeyecekti.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta