Gelme üzerime bu gece.
İmtihandayım kendimle,
ihanet kokan bu şehirde.
Gökyüzünde esen kadim bir rüzgâr
yalnızlığı fısıldar kulağıma.
Umudu, yaşam kavgasının ortasında
susarak affeder zaman.
Aşk sözcüklerinden anlamam;
iki kelimeyi yan yana getiremeyecek kadar
yorgun ve çaresizim.
Duygularım vitrine konmuş bir sevda gibi,
bakılır ama dokunulmaz.
Bu kader değil,
anlatmaya yetmez bende biriken seni.
Firari bir gönle misafir ettim hislerimi.
Sakinliğim suskunluğumdandır,
asalet sandığın şey
yalnızca yorulmuş bir kalptir.
Gelme üzerime bu gece.
Mazur gör beni bu akşam.
Üzerimde bitmek bilmeyen
aykırı bir sevda sarhoşluğu var.
Acıyı şerbet diye içirdiler,
kederi kefen niyetine giydirdiler.
Yaşamın ortasında kala kaldım,
ağır bir mahşer yükü gibi.
Gelme üzerime bu gece.
Sensiz geçen katran gecelerinde
yalnızlığı demlerim.
Kefene sarılmış duygular beslerim içimde.
Arzunun esareti bastırır sonra,
gönlüm çırpınır durur.
Sevda dedikleri yoksunluk,
her kıyısında savurur kalbimi.
Bir ünlem gibi iner sol yanıma,
sevgisiz bırakır.
Gençliğimi sadaka diye vermedim kimseye,
acıya acıya aldılar benden.
Uğruna harcadım
sevda yüklü umutlarımı,
adı bile olmayan güçler için.
Kelimelerim yolunu şaşırır artık,
son cümlelerim anlam taşımaz.
Bilmem…
afilli sözlerden anlamam.
Aklım serttir biraz,
taş gibi.
Gelme üzerime bu gece.
Kayıt Tarihi : 12.5.2019 03:18:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Şiir




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!