Ah şu hüzünlü kaldırımların yok mu İstanbul,
Kimi zaman dalgayı çarparsın tokat gibi yüzüne,
Kimi zaman basıp geçer serseri ayaklar ağlayan gözlerine.
Bazen bir martının kanadına yüklersin kendini.
Bazen simitçi çocuğun kırık tablasına dağılan susamlar gibi…
İşte şu bazenler var ya, şu bazenler,
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Dört dörtlük bir şiir, tebrikler
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta