Tutki taşa vurmuşum bu yüreği
İsteme ne olur sana veremem
Suyun dahi yakmaya yettiğini
Koynuna ateşin teslim edemem
Tutki taşa vurmuşum bu yüreği
Sen ey rüyalarımın gelinciği
Uyudukça ben, sen solmayacaksın
Ve gözlerin kadar masum sevgimi
Sadece rüyamda anlayacaksın
Sen ey rüyalarımın gelinciği
Bir martı tutulur mavi sevdaya
Kıskanır denizi kara bulutlar
Sular değil, hüzün vurur kıyıya
Ağlar gelinciğim ağlar kumsallar
Tutulur bir martı mavi sevdaya
Titriyor yapraklar söğüt dalında
Körebe oyunu çocuk arıyor
Gözlerim bağlandı karanlıklarla
Gelinciğim güneş kara doğuyor
Yapraklar titriyor söğüt dalında
Ağzında karınca buğday taşıyor
Yalın ayak yorgun ama umutlu
Bir böcek yaprağa şiir yazıyor
Küçücük gözleri yaşlarla dolu
Karınca ağzında buğday taşıyor
Gecenin dilinde bir hazin türkü
Dağlıyor seherin yanık bağrını
Gelinciğim bu ne amansız büyü
Kırıyor gönlümün parmaklığını
Dilinde gecenin hazin bir türkü
Kolay mı vazgeçmek senin kokundan
Sürgünler yemişim ben bu uğurda
Tek nasibim sensin sisli bahardan
Leylaklar sümbüller çiçek açsa da
Vazgeçmek kolay mı senin kokundan
Hasretim gelinciğim gel, inciğim
Uçurumunda sevdam sensizliğin
Gelinciğim seninle güleceğim
Gelinciğim sensizlikte öleceğim
Hasretim gel, inciğim gelinciğim.
Kayıt Tarihi : 1.5.2011 16:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!