Gel sığıntılarıma denizin yamaçlarına.
Kirlenmiş ellerim zaptedilmez hükümdarlığına
Yaslanmış sırtını ,bilmediği bir adama
Gelemem artık der gibi,daldı karınlıkların arasına.
Enkaz yığıntıları arasında,oturdum bir cami avlusuna.
Gel artık der gibi yoldan geçen insanların suratlarına bakarken
Dipsiz bir kuyunun, karanlığında gölgenle baş başa
Gelmem artık der gibi,peşindeki acılarlara
İdam edin artık beni,Zifiri karanlığın eşiğinde.
Mescidlerde namaz kılar, duaların ensesinde
Kirelenmiş bu dünya açlıkların dingisinde
Gelemem artık der gibi, giderken baktı gözlerime
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara



