Gel kaynana gel çok şikayetim var sana
Bak hele kızın ne hale getirdi damadına
Bazen şikayet edesim geliyor seni O’na
Anam olduğundan kıyamıyorum ki sana
Sen hiç de böyle tanıtmamıştın bu kızını
Bak, tabibler dahi dindiremiyorlar sızımı
Eğer ki acı söylersem sakın hiç de kızma
Sen, hiç mi anlatmadın, bu hayatı kızına
Onun bu kadar çok çektireceğini bilseydim
Hiç gönlümü yoluna halı gibi serer miydim
Hiç onu bir Ferhat misali çok sever miydim
Acep onu bu kadar çok sevmesem miydim
Şair o günden beri, inleyen dertli bir neydi
Gözyaşı deryaya, inleyişi de semaya değdi
Bu kızının elinden, dilinden, çektiğim neydi
Biliyorum, bu çektiklerim, alınyazım/çileydi
Hani onun on parmağında ayrı hüner vardı
Ancak beşini gördüm acep başka neyi vardı
Nazı ve acı sözlerinden başka da neyi vardı
Baharımda, kaç kez beyaz gömlek arattırdı
Ona hayatın gerçeklerini anlatmak çok zordu
O, hayatta beni dostlarımdan dahi çok yordu
Önce aşkıyla yaktı, sonra da külümü savurdu
O, çilemle birlikte hayatta yakan ak bir kordu
Gel kaynanam gel hanemizin has misafiri ol
Gel kaynanam gel gönlümüzün tek sultanı ol
Gel kaynanam gel başıma taç/derdime ilâç ol
Düşünüp/taşındım, yok başka da bir çıkar yol
Zor kaynanam zor, ona laf anlatmak çok zor
İnanmıyorsan gel de yerdeki/göktekilere sor
Yıllarca, bu dert kalbimi akkor misali yakıyor
Damadın şair Bayram senin yollarına bakıyor
10.05.2002-10.10
Bayram TuncaKayıt Tarihi : 7.7.2002 14:37:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!