utanılacak yüzlerin ilgin sisindeydiniz yabancısız sahipsizliğiniz ve düş kırıklığınız arttıkça yalnızlığınızla siz
aşağı metre uçurulmuş çimlerin izinde gelecek vadedemezdim size kazınmaya başlayın uzun sürecek yolculukta
odalar arası koşan ölümün sıcaklığı henüz kalkmadan bir ben doğurun son kez avuçlanmayı beceremeyen
iğdiş gözlerinizin değdiği yerden sorgulayın kaç kişiyiz
döşünden kalkıp mutluluk sayıklayan biz
randevusuz dilenik günler kelepçeledik geç beklenilenler bana iltifat niye eder
yaşam artık bana çok geç kalınmış iris gibi bakar kan yuvarlar bedenlerimin değişkenliği
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta