Bak seni soruyorlar
Kimler mi?
Aylar, yıldızlar, ufuklar
Semalar, kasırgalar, bulutlar
Hep seni soruyorlar
Kimden mi?
Ecdâdımın yürüdüğü yollardan
Neredesin ey gül çehreli?
Ey ufuklarımızın hasreti
Gel artık
Mevsim ister kış olsun, ister bahar
Ufuklar şimdi perişan, kalpler zârezâr
Gel artık
İlmin şehri sendin
İlim ve hikmetin gerçek çehresini tanıt bize
Cahiller kürsüden insin, yalancılar gelsin dize
Bizi yeniden öğret kendimize
Biz senin aşk ikliminde doğduk,
Senin metânet nûrunla yoğrulduk...
Bu heyecan bizi âlî ufuklara taşıdı.
İman nurunun asaletiyle,
Küfrü, cehaleti, kendi dehlizlerinde boğduk
Büyüdük, ilerledik cihannümâ bir heybet olduk
Bizden korkanlara suhûlet, bahşümit olduk
Gel artık, ey gül çehreli
Çok sarsıldık, çok yorulduk
Kalbimizde küllenmiş olan o nur topu meşaleyi yak,
Bizi aşk ikliminin sahrâlarına yeniden bırak
Hamt olsun
Bu müktesebât, bu iştiyâk...
Ruhsuz yürüyen mevtâlara öyle haykırıyor ki:
Tarih yeniden yazılacak
Kayıt Tarihi : 8.12.2006 22:14:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!