Gam elinden benim zülfü siyahım
Peykan değdi sinem yaralandı gel
Suna başın için ağlatma beni
Bugün sevda candan aralandı gel
Gamdan hisar oldum mekanım yurdum
İşitmez avazım dinlemez virdim
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu dünyadan kaç asır evvel Hakkın Rahmetine intikal eden bir insana bu kadar kin beslenmesini gerektiren nasıl bir karın ağrısıdır bu? Vatan hainliği, islama ve hakikatlere karşı olduğu beyanlarımı dersiniz bu kadar kin ve öfke beslemenizi gerektiren ne yapmış Pir Sultan Abdal ? Hz. Ali'yi sevmek suç mu? Unutmayın ki Hz. Ali'yi şefaat dilediğimiz Hz. Muhammed S.A.S. de seviyordu hatırlatmış olayım. Ulu Ozanı rahmetle anıyorum.
Pir sultan Allah dostu tek kelime Allah dostları her nerede olursa olsun
Benimde dostumdur Allah dostlarına düşman olanlar Allah a savaş açmış
Demektir Allah a savaş açanlar dünya da kazanmış görünürler fakat
Sonu hüsrandır bundan eminim hem de adım gibi eminim herkes ne
Ekerse onu biçer sonuçta Allah özgür bırakmış seçim kullara kalmış
İsteyen istediği yola devam eder değerli ozanımızın mekanı cennet
Olsun buradan gaip erenlerine niyaz ediyorum selamlarımı gönderiyorum
"Gel benim derdime bir derman eyle..."
Duruşuyla, eserleriyle asırlar boyu iz bırakan hak yanlısı şair/ozan,
Rahmetle, saygılar olsun.
Rahmetli Dedem derdi ki, en büyük hastalık *ÖN YARGIDIR* derdi?
Pir Sultan Abdal-ı tanımadan kulaktan duyma ve nefsine hoş gelen
suizan ile yargılamış Şair bey.
1= Alevi Düşmanı Yavuz 1520 de kuyruğu titretti.
2= Merhum Şairler ustası, Pir Sultan Abdal 1587 de vefat ediyor.
Yüce Yaradan Rahmet eylesin, Mekânı Cennet, Ruhu şad olsun.
3= Pir Sultan-ı kendi yetiştirmiş olduğu nankör Hızır Paşa bir hiç
uğruna asıyor..
4= Merhum Halk Ozanı Pir Sultan Dinsiz değildi....
5= Siz önce Din-mezhep nedir onu öğrenin.....VESSELAM
----------OZAN ÇAKIROĞLU---------
Sivas ellerinde çalındı sazı
Ne belli olmuştu kış ile yazı
Düşmanın taşına çıkmaz avazı
Dostun gülü yürek paraladı gel.
O söyledi âleme cümle sözünü
Göstermek istemişti gamlı özünü
Soğutmak ne mümkün yanan közünü
Aşkın odu beni kül etti gel
Pir Sultan Abdal ım çağları aşmış
Avazı hem sazı dağları aşmış
Gözünden akanı kan ile yaşmış
Gönül bağım sarı gazel oldu gel..
Günün şiiri fevkalade.
Bir kişiyi, toplumun ekserisi onaylamış diye o kişi değerli bir kişi olamaz. Kişinin değeri ancak, Hak ve hakikatlere saygısı ve onları hayata geçirmesi ile artar. Eğer bir kişi, dinin ve devletin ve Müslümanların kutsallarının aleyhine söylemlerde ve de eylemlerde bulunuyorsa o kişi saygıya ve övgüye değil, ancak yergiye layık birisidir Hasan bey.
Yavuz Sultan Selim han zamanında yaşamış olan bu zat, o günkü İran şahının ajanlığını deruhte eden ve doğu Anadolu'da Osmanlı devleti ve inancı aleyhine, Şia/Rafizi İran devletinin ve onların sapık inançlarının lehine propaganda yapan bir hain idi. Yavuz Sultan Selim han onu yakalatıp yaptığı hainlikleri için ölüm cezasına çarptırmış ve idam ettirmiştir. Ateşi bol olsun.
Müslüman olduğunu söyleyip başka hasım devletlere casusluk yapan bir hain için Kur'an'daki hüküm gayet açıktır ve Kadılar'la müftüler verdikleri fetvaları elbette o Kutsal kitaptan alıp çıkaracaklar ki, bu hainliğin cezası da Kur'an'da idam edilmektir. Müslüman bir memlekette müslüman bir Kadı ve Müftü fetvayı Tevrat'tan, İncil'den ya da Mecusilerin Evesta'sından alacak değildi herhalde. Kur'an'a göre fetva veren kadıları/hakimleri ve müftüleri tebrik etmek yerine tenkit etme ve bir vatan hainine güzellemeler yapmak ne mana ifade ediyor sayın şair?
Bu şiir ile ilgili 47 tane yorum bulunmakta