Gelirsin, gelmezsin.
Seversin, sevmezsin.
Anlarsın, anlamazsın.
Ben sana bugüne kadar ne sunduysam
girişli çıkışlı, iki kapılı bu sevgi sunağında
karşılık beklemeden sundum.
Bir kapısından sen girdin,
ötekinden ben çıktım bazen.
Bazen aynı eşikte durduk da
birbirimize varamadık.
Ne gelişine adak adadım
ne gidişine beddua.
Senden bir ömür istemedim;
ömründen bana düşen birkaç güzel saati
bir ömre saydım.
Ama gün gelir de
o kısacık ömrünün sessiz bir akşamında
içinde bir yer sızlarsa;
yaşanması mümkünken yaşanmamış,
bir dokunuş kadar yakınken ertelenmiş
bir mutluluğu ararsan,
dönüp bak.
Belki hâlâ
bir fincanın soğumuş kahvesinde,
yarım kalmış bir cümlenin ucunda,
sana söylemediğim bir sözün içinde
bekliyor olurum.
Bilesin ki bazı insanlar gitmez.
Yalnızca çağrılmadıkları yerden çekilirler.
Ve bazı aşklar bitmez;
iki kapılı bir ev gibi
bir kapısından hayat çıkar,
öteki kapısından özlem girer.
Bir gün “Keşke…” diye başlayan o ağır cümle
düşerse içine,
beni uzaklarda arama.
Ben,
yaşayabilecekken yaşamadığın o küçük mutluluğun kıyısında,
bıraktığın yerdeyim.
Salim DiyapKayıt Tarihi : 23.10.2019 10:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!