Bezm-i Elest’te bade-i aşkı içtik câm-ı mukaddesle,
"Kal-u Belâ" demiştik o dem ruhânî bir nefesle.
Lakin nisyana daldık, nefse olup perestiş,
Mahbus olup mahzun kaldık, bu dâr-ı pür-hevesle."
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta