Hayattayım, yaşamak ne güzel şey.-Ordu-
Ey göğe başkaldıran dal!
Bir serçenin gövdene sığınışını düşün.
Denize bak, gölgeleri nasıl yutuyor
Bir çocuk nasıl tutuyor babasının elinden
Bu yokuş ve eteklerine direnen ayak izleri
Tekerlekler, kırılgan bastonlar
Sakat Süvarinin Karısı
Meğer çoktan dökülmüş
Aynalardan sırlar,
Çoktan yayılmış kanser kokusu
Apartman boşluklarına
Devamını Oku
Meğer çoktan dökülmüş
Aynalardan sırlar,
Çoktan yayılmış kanser kokusu
Apartman boşluklarına
Harika bir şiir... Tüm ölçütleriyle...
Yürekten kutluyorum.
Ne kadar yüksekte olursa olsun,
Bir yaprağın sonu yine topraktır.
Baştan sona güzel bir anlatımdı.
Kutluyorum kaleminizi
Saygılarımla
final harika sayın Doğanay..
her şeyin başlangıç ve bitişini o kadar güzel tasvir etmişsiniz ki.. diyecek başkaca söz yoktur..
Selam ve Kalbi dua ile..
'Gülü açarken seyret, kuzuyu melerken
Bir bebeği emerken gör.
Nasıl sarılırlar hayata, bu nasıl bir güç
Aç kollarını dal, sarıl sımsıkı
Bir sapanın vicdansız hazzından
Fırtınanın kuru öfkesinden koru onları'
Şiirdir denip geçilmiyor... Düşündürüyor.
Hem dalı hem kökü hem de yaprakları...
Kutluyorum,
Sevgimle.
Dallar, gövdesine bağlı oldukları ağaca ait bahanelerdir. Yaprakları, çiçekleri ve belki meyveleri için. Gölgeleri bile gövdeye ait değil midir. Bence sorgulamamızda ilk muhatabımız gövde olmalı, daldan önce...
Yüreğinize sağlık, kutluyorum...
Bu şiir ile ilgili 5 tane yorum bulunmakta