Geçmişin Kokusu Şiiri - Hamit Atay

Hamit Atay
1102

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Geçmişin Kokusu

GEÇMİŞİN KOKUSU

Geçmişin kokusu vuruyor bu gece yüzüme,
Sanki yıllar geri geri yürüyor ayaklarıma…
Bir çınar gölgesinden kalkıp,
Yarım kalan çocukluğumu alıp geliyorum.
Toprağın rengi başka, kuşların sesi başka,
Her şey daha masum, her şey daha sıcak orada.
Bir fırtına geçiyor içimden,
Adını sensizlik koymuş eski zamanlar.
Özlediğim kim, ne, hangi an bilmiyorum
Ama içimde bir yanık ekmek kokusu gibi
Düştükçe hatırlatan bir sıcaklık var.
Bir sokak lambası titrerdi akşamları,
Ben büyürken gölgem uzar, kalbim kısalırdı.
Sonra bir hüzün çökerdi durup dururken;
Annemin sesi olurdu bazen,
Bazen de bir öğretmenin bakışı…
İnsanı insan yapan ne varsa,
Hepsi o kokuda saklı işte.
Geçmişin kokusu…
Bir mendile sinmiş ayrılık,
Bir fotoğrafın köşesinde unutulmuş gülüş,
Bir kapı aralığında kalan veda.
Hepsi birden çöker üzerime,
Hepsi birden kaldırır beni.
Şimdi anlıyorum…
Düştüğüm her yerden beni kaldıran şey
Umudun kokusuydu.
Bir çocuğun deftere titreyen eli,
Yüreğine ilk dizelerini yazarken duyduğu büyülü korku.
Benim hikâyem oradan başlıyor.
Ve ne kadar uzak olsam da,
Bir rüzgâr esiyor bazen sessizce,
Alıp getiriyor o kokuyu:
Toprağın, yaprağın, yağmurun,
Ve hiç büyümeyen yaralarımın kokusunu.
Geçmişin kokusu…
Dizelerime sinmiş,
Sesime karışmış,
Yüreğimin en derin yerinde hâlâ yaşayan
O eski ben’in hatırası
Hamit Atay

Hamit Atay
Kayıt Tarihi : 8.3.2026 13:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!