İstanbul kara bürünüyor
Çocukluğum çıkageliyor
Beni alıp köyüme götürüyor
Bacada dumansız hasret tütüyor
Evimizin gözleri söz yaşı döküyor
Camların buğusuna adımı yazardım
Buğulanan cana hasreti yazıyorum
Kalemin ucunu ciğere batırıyorum
Elma ağaçlarına bağlı ipteki çamaşırlar
Karlı rüzgarla dans ediyorlar
Toprak annem ile babam
Gözlerimde canlanıyor
Alıp elbiselerini giyinsinler
Annemin pazen şalvarındaki cepte
İğne iplik buluyorum, hep taşırdı
Elini cebine yeni mi koymuş
Hâlâ sıcaklığını hissediyorum
Çok üşüdüm, içimi ısıtayım
Büyümenin yaralarını dikeyim
Karlı bahçemizi geziyorum
Kan gülleri döküyorum
Oğul kaybıma dikiş tutturamıyorum
Damı kürüyen babama kar topu attım
Büyüdüğüm yerden beni geri getirsin
Hayalden karşılık alamıyorum
Evimize giriyorum
Soğuk sobanın dibine oturdum
İçim har, dışım kar
Kendimden bir bardak çay istiyorum
Buz mu kestim yerimden kıpırdayamıyorum
Yandaki halı tezgahımıza bakıyorum
Ablalarım da gelmiş
Gayretli gayretli ilmek atıyorlar
Kim bilir, desenlere ne hayaller kuruyorlar
Düş kırıklığına uğrayacaklarını bilmeden
Çocuğum, odanın ortasında ders çalışıyorum
Okumaya yazmaya ne çok aşığım
Hevesli hevesli gayretteyim
Sınıf birinciliğimi kimseye kaptırmamalıyım
Babamdan, daha çok ''Aferin'' almalıyım
Ne güzel dertlerim varmış benim
Yüreğimi mutluluğa terletirmişim
Penceremizin önündeki radyoda
Zerrin Özer şarkı söylüyor
''Gökten oynaya oynaya düşer kar tanesi'' diyor
Kar yağışına eşlik ediyor
Kanatlarımı takıp, dışarı uçuyorum
Yukarı evimize çıktığımız dam yokuşunda
Ağzım kulaklarımda kayıp duruyorum
Tekrar kaymak için çıkarken
Düşüp aşağı doğru yuvarlanıyorum
Kolumu hareket ettiremediğimde değilim
Annemden yiyeceğim fırçanın derdindeyim
Karlar üstünde kara kara düşünüyorum
Kaç kez uyarmıştı, ben niye laf dinlemiyorum
Burası kaymak için en güzel yer diyorum
Kolumun ağrısı geçse koşup yine kayacağım
Camii'den gelen babam
Suçunu itiraf eden beni eve götürüyor
Kolum incinmiş, iyileşti gitti
Büyüdüm, yüreğim incinmekle kalmadı
Dünyamın her bir yerine parçalandı
Çocukluğum benim mıknatıs yanım
Kendimi O'nunla derleyip topluyorum
Annem sobayı yakmış
Üstüne çay koyup
Fırına patates atmış
Kömbe de yapmış, halâ sıcacık
İçine çemen koydum, çok severim
Hayattan en güzel tadı alıyorum
Minderin üstünde sıcacık mutluluktayım
Balkonda, İstanbul'a yağan karı seyrederken
Köyüme uçup giden beni
Kanatlarımdan yakalamışcasına
''Üşüyeceksin, içeri gir artık'' diyen kızıma
''Beni bi' sal, yazıyorum!'' diyorum.
Yüreğime, sadece yazmıyorum
Aynı zamanda adeta yaşıyorum
Ben, kendimi içime alamamışım
Kızım beni içeriye nasıl alsın
Ailecek
Sıcacık çayımızla
Vuslata demlenmiş sohbetteyiz
Dışarıda kar yağıyor
Baba ocağının bacasında mutluluk tütüyor
Çocukluğum beni bırakmak istemiyor...
Kayıt Tarihi : 18.1.2026 20:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İstanbul'a kar yağması Bana kucak dolusu beyaz gül... Balkonda, kar yağışını seyrederken, çocukluğuma dalıp gittim ve bu şiiri yüreğime yazmaya koyuldum. Sadece yazmadım, aynı zamanda adeta yaşadım... Sevgi Gül




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!