Seni darlamak yerine sessizce çekildim,
Kendi yangınımı karla örtüp de gittim.
Bir zamanlar can olan o yerden silindim,
Gözündeki ışığı söndürdün, geçmiş olsun.
İnsan kalbiyle değil, içinden kırılırmış,
Bütün yolları bir sabah aniden tükenirmiş.
Vazgeçmek aslında en ağır dertmiş,
Perde kapandı artık, konu bitmiştir.
Ne bir sitem kaldı içimde ne de bir heves,
Aldığım her soluk artık emanet bir nefes.
Gönlümün sarayı oldu dar bir kafes,
Kuş olup uçtum ufkundan, geçmiş olsun.
Zormuş insanın kendi içinde devrilmesi,
Bir sevda masalının böylece silinmesi.
İstemem artık geriye bir daha dönülmesi,
Kendi yolumu çizdim ben, konu bitmiştir.
Artık ne telefon çalar ne bir haber gelir,
İnsan en çok sustuğu o yerden darbe alır.
Her gidişin ardında koca bir boşluk kalır,
O boşlukta kaybolasın, geçmiş olsun.
Yorulmuşum meğerse boşa kürek çekmekten,
Kendi ruhumu böyle hesapsızca dökmekten.
Vazgeçtim artık o nazlı boynu bükmekten,
Kendi dalımı kırdım ben, konu bitmiştir.
Şu yağan karlar kadar soğuktur artık içim,
Bilmem ki bu kaçıncı veda, bu ne biçim?
Seninle dolu olan ne varsa bugün sildim,
Hafızandan adımı at, geçmiş olsun.
Dost bildiklerim bile sormaz oldu halimi,
Kime anlatsam bilmem ki bu derin elemi.
Kırdım en sonunda seni yazan o kalemi,
Mürekkebim kurudu bak, konu bitmiştir.
Bundan sonra ne bahar gelir ne çiçek açar,
Seven insan sevdiğinden böyle mi kaçar?
Karanlık çöker üstüne, huzurun uçar,
Kendi gecende kaybol sen, geçmiş olsun.
Garip Murat der ki; artık sözün hükmü yok,
Gönül yarasının merhemi yok, ilacı yok.
Gidiyorum işte, artık ardımda gölgem yok,
Noktayı koydum sonuna, konu bitmiştir.
Kayıt Tarihi : 19.2.2026 14:34:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!