Şimdikinden çok daha küçük bir yaşta, bir ânda başlamıştı her şey...
Aşk, o ânda başlamaz mı zaten!
Kalbimin daha önce hiç rastlamadığım bir hâlde ve hiç işitmediğim bir melodiyi fısıldamasının sebebiydi gözlerin...
Ya o güzelliğin?
Perileri ve masallarını kıskandırmak ne kelime, ondan daha öte, onlardan çok daha güzel; bakılası ve gözlerini ve kendini hiç ayırmayası bir güzellik ve bir yazamadığım...
Gülüşün ise...
Yağmurlu bir havada sığınmak için kuytu bir köşe, fırtınalı denizin ortasında sığınabilinecek bir ada, buselerin kraliçesi...
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta