Tenin sınırlarınca ve daimliğince var olan olacaklar,
Silinmiş yitmiş bulutlar,
Bir bakışın dilsizliği kadar bile değil.
Bir yerlere varmak için değildi belki ömürler,
Öksüzdük kovulmuştuk,
En kötüsü olmayandan bile.
Susturamadığım dilimden çok ellerimdi,
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Devamını Oku
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
Gecenin geldiğini görürüm
Ben ölürsem akşamüstü ölürüm




Susturamadığım dilimden çok ellerimdi,
Bir iz bırakmak için değil de, bir anlam iliştirmek için soluğa..
Herkes meşguldü, yetişilmesi gereken lüzumsuzluklar hep vardı
Ve zaman geçmek yerine ömrümüzü kemiriyordu,
Tenin altında adsız bir yeri acıtarak.
Farkındalık yetmiyordu değiştirmeye değişmeye,
Gereklilik kiplerini bilmek ve sıkışmak, gerekli oldurmuyordu.
..bir iç sızısı gibi hayatımıza yapışıyordu her şey..olmayanlarla......en çok da bir anlam iliştirmek soluğa......ne kadar çok tüketiyoruz deül mi nefesimizi..nelerin uğruna......kutluyorum.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta