Ölümün coğrafyasıdır yeryüzü
Hepimizin yitik bir çocukluğu
Dilsiz, kimsesiz ve kimliksiz
Bir geçmişi var
Acılarla umudu kesintiye uğramış
Sahipsizliğine ağıtlarla isim bulmuş
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Bazen dünyanın gidişatını görünce insan en çok çocuklar için kaygılanıyor.
Ben eskiden kendime acırdım. Hani çocukluğumu yaşamadım anlamında...Yok şimdilerde acımıyorum. "Ne mutlu çocukluğum varmış" bile diyorum.
Güvendiğimiz ne çok amcalarımız , teyzelerimiz vardı. Akşam karanlığına kadar oynardık ki sokaklar güvenliydi...Okula güle oynaya giderdik, okullarımız yakındı. Yeni bir pabuç alındığında mutlu olurduk. Kendi oyuncağımızı yapmaya çalışırdık. Birimizin dizi, burnu kanasa hep birlik yardımcı olurduk.
Şimdiler de çocuk olmak istemezdim. Dünya hoyrat, acımasız ve güvensiz...
Güzeldi okumak. Yüreğine sağlık. Selamlar.
Size katılmamak ne mümkün öğretmenim.
Küçük kızım baba beni dünyaya getirmeden fikrimi neden sormadın dediğini unutamıyorum.
Cevap veremedim. Bugünün çocukları mutlu değil.
Çok teşekkür ederim derin saygılar sunuyorum
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta