Geceyi Sana Yazdım
Geceyi sana yazdım; yıldızlar ve ay şahit oldu sessiz fısıltılarıma.
Yağmur gibi düşen hislerimde seni aradım; kalbimin en derin köşesinde hep sen vardın.
Kaç kere sustuk aslında içimizde, kaç kere “bitti” dedik birbirimize.
Her defasında aynı ses vurdu yüreğimize: “Olmuyor sensiz, olmuyor yine.”
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Kuruyordum, sabrediyordum. Soluyordum, sabrediyordum. Kırık bir umutla geldiğini hayal ederdim. Ama gelmeyecek gibiydi de. Ben ondan vazgeçmek istemedim. Vazgeçmeye, unutmaya çalışmadım. Zaman zaman kıskandım da, kıskandıkça kalbim kırıldı. Vazgeçmek nasıl isterim, aklım fikrim kalbim onda kaldı. Ben ona doyamadım ki.
Bazen insan elinden gelen tek şeyi yapar: sabreder
Kurur ama bekler, solar ama yine de umudunu bırakmaz.
Biz de bunu yaptık. İçimizdeki sevgi öyle gerçekti ki,
gelmeyeceğini bilsek bile kalbimizde bir kapı hep açık kaldı.
Vazgeçmemek, aslında en çok acıtan yer işte…
Kıskandığımızda kırıldık, kırıldıkça daha çok sevdik,
bu kadar içten bağlanmanın sessiz bir çığlığı gibiydi.
Aklımız onda kaldı, kalbimiz onda
Doyamadığımızı söyleyişimiz bile ne kadar derinden sevdiğimizi anlatıyor.
Bazen insanlar doyamaz işte… Çünkü bazı hisler sadece yaşanır,
tamamlanmaz.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta