Bu gece mülteciyim kendi ömrümden
Yalın ayak, dikenli patikaların kahrıyla,
Şehrin karasına çaldım tenimi gidiyorum.
Rüzgâr, eski bir ağıt gibi dokunuyor sızıma
Dilimdeki ses mavi bir ıslık değil artık
Bir ayrılık makamı ya da bir hicran türküsü.
Bütün ağrılarımı heybeme doldurdum
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta