Yüzü parladı ayın,
Bir ses geldi uzaktan:
Hasta yorgun bir kadın
Şimdi çalıyor keman...
Eriyor, bükülüyor,
Ayın altında evler...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




SABAHATTİN ALİ
Sabahattin Ali denilince çoğumuzun ilk aklına gelen, yazarın trajik ölümü oluyor. Daha sonra öyküleri ve romanları giriyor devreye. Şiirleri ise en son geliyor aklımıza. Oysa öykülerinden daha çok şiirlerini bildiğimizi bilmiyoruz. Ve sözlerini kimin yazdığını bilmeden zevkle dinliyoruz o güzel şarkıları.
Aslında Sabahattin Ali de şairden saymaz kendini. Yazdığı onca güzel şiire rağmen beğenmez yazdıklarını. Yaşadığı sürece sadece bir şiir kitabıyla yetinmesi bu yüzdendir.
Şair; Ay ile kadın bağlantısını çok güzel kurgulamış. Önce belkide çok ilgisini çekmiş olsa da daha sonra büyük bir hüzün çökmüş içine kapkara bulutlar kadar.Duygusal bir şiirdi.Yazarına rahmet dilerim.
Acıkınca yine sevdalanır, gecenin kemanı maddenin sızısı, bir kadın ağlar, müzik!
Efsane çok güzel
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta